DİŞ BUĞDAYI (HEDİĞİ)

by admin on 17/12/2012

Geçen haftalarda sevgili yiğenim Barkın için, annesinin yapmış olduğu diş buğdayının tarifini sizlerle paylaşmak istiyorum. Gerçekten çok lezzetli, besleyici ve doyurucu bir yiyecek. Bence ara ara evde de yapabilirsiniz :) 

Malzemeler

  • 5 su bardağı buğday
  • 1 su bardağı haşlanmış nohut
  • 20 gr Badem
  • 250 gr Leblebi Şekeri
  • 200 gr Fındık içi
  • 200 gr Ceviz
  • 2 adet Narın taneleri

Yapılışı

1- Buğdayı bir tencereye koyup, üstünü 1 parmak geçecek şekilde su ekleyip yumuşayana kadar pişirin.( Buğdayın hafif dişe gelmesi gerekiyor. Eğer daha fazla pişirirseniz lapa haline gelebilir )

2- Buğday pişince suyunu süzüp haşlanmış nohutla karıştırın.

3- Üzerini süslemek için bir miktar çerez,leblebi şekeri ve nardan ayırın. Kalanları tencereye ekleyip karıştırın

4- Tenceredeki malzemeleri kaselere ya da kuplara koyun.Üstünü çerez, leblebi şekeri ve nar taneleriyle süsleyip servis yapabilirsiniz. Afiyet olsun

{ 0 comments }

Yemek yapan herkesin dikkat edeceği küçük noktalar var aslında. Yemeklerimizin lezzetli olması hepimizi çok mutlu ediyor. Hele de beğenilmesi… Ailemin, özellikle de babam ve yeğenim Batuhan’ın, bir yemeğimi beğenmesi ve zevkle yemesi çok mutlu eder beni.Ve sonra başlarım, ” acaba bu yemeğe başka ne katsaydım? “, ” daha lezzetli nasıl yapabilirim acaba ? “ diye düşünmeye.

Yemek yaparken birçok malzeme kullanırız. En çokta baharat…Bazı yemeklere baharatlar yakışırken, bazılarına yakışmaz. Yada baharatların miktarı önem kazanır. Bir baharatın az ya da çok konulması yemeğin lezzetini etkiler. Çiğ köftenin isotunun daha az katıldığını düşünelim ya da daha fazla. Lezzet kaybı yaşayacağı kesin. Tıpkı bunun gibi tuzu ve yemeklere tat & lezzet katan baharatları koyarken oldukça dikkatli olmamız gerekiyor. Sarımsak, kekik, pul biber, köri, karabiber tavuk yemeklerine yakışırken, kırmızı ete kekik, biberiye gibi baharatlar yakışır. Tabi yakışıyor diye de fazla fazla kullanmamak gerekiyor. Örneğin kırmızı ete lezzet versin diye kullanılan kekik bazen çok kullanıldığı için etin tadını bozabilmektedir.

Kabak yemeklerine de pul biber, dereotu, karabiber yakışırken, patlıcana,enginar ve baklaya sarımsak çok yakışır.

Sarımsak, yoğurda, salçalı yemeklere ve zeytinyağlı yemeklere çok yakışır. Sağlığımız için önemli bir sebze olan soğan ve sarmısağı aslında sofradan eksik etmemek gerekli.

Salça, birçok zeytinyağlı yemeğe yakışmaz. Ekşileştirir ve tadı ağırlaştırır. Böyle yemeklere domates çok daha uygundur.

Bazı sebzeler su bırakır. Böyle sebzelerin yemeklerine su ilave etmemek gerekir. Aksi taktirde yemek lezzetsiz ve tatsız-tuzsuz olur. Kabak, domates, yeşil fasülye su bırakır. Patlıcan, enginar, bakla gibi sebzelere biraz sıcak su koyulmalıdır. Unutmadan, pişen yemeğe mutlaka sıcak su konulması gerektiğini de belirtmek isterim. Pişmiş yemeğe soğuk su koyarsanız, sebzeler ve et sertleşir. Zor pişer.

Yemeğin ısısı da önemlidir. Sebzelerin düşük ısıda pişmesi daha sağlıklıdır. Kendi suyunda yavaş yavaş lezzetini ve vitaminini kaybetmeden pişer.

Etin ise, yüksek ısıda pişmesi gerekir. Böylece dışı mühürlenir,  içi sulu ve lezzetli olur.

Yemekleri pişirirken; tereyağı ve zeytinyağını karıştırarak kullanıyorum. Margarine bazı kek, kurabiye tariflerinde ve kırmızı mercimek köftesinde yer veriyorum. Tereyağının ve zeytinyağının bunlara yakışmaması, ağır gelmesi ve aroması-kokusu nedeniyle margarini tercih ediyorum. Onun dışındaki yemeklerde daha sağlıklı ve yüzlerce yıldır kullanılan ürünler olduğundan tereyağ ve zeytinyağını kullanıyorum. Ama miktarı yine çok önemli. Her yemeğe ayrı bir oran ölçmek gerekli. Bunu takip etmenizi öneririm.

Eminim, bunları birçok yerde okuyorsunuzdur ama yine de sizlerle paylaşmak istedim.

Ayrıca israf konusunda da birkaç cümle yazmak isterim. Tüketimin gereksiz yere arttığı bu dönemlerde ekonomik olmakta fayda var diye düşünüyorum. İsrafın bu denli artması çok üzücü. Çöplerden atılmış yemekler, ekmekler taşıyor. Bu aslında global bir sorun. Şu an ismini tam hatırlayamıyorum ama ya Amerika , ya da İngiltereydi sanırım. 1 senede çöp tenekelerinden çıkan yiyeceklerin birkaç ay boyunca Afrika kıtasında açlıkla boğuşan insanları doyurabileceğinden bahsediliyordu.. Hepimiz, zor şartlarda çalışıyoruz. Daha doğrusu “ ekmek parası “ kazanmak zor. İsraf etmek bir yerde kendimizle çelişmek. Hem kazanıyoruz hem de çöpe atıyoruz. Yiyeceğimiz kadar yapalım ya da alalım. Fazla bir yemeğimiz olduğunda da o yemeği farklılaştırabiliriz. Kalmış makarnaları, biraz sütle bekleterek fırın makarna yapabiliriz. Veya kalmış bulgur ya da pirinç pilavı ile kadın budu köfte.Leziz olacaktır.

Haşladığımız tavuk ya da et sularını atmayıp, çorba ve pilavlarda kullanmak üzere buzdolabının derin dondurucusunda saklayabilirsiniz. Kalmış kekleri rondoda öğüterek ay çöreği yapabilirsiniz. İçine biraz üzüm, fındık, fıstık katın ama.Bayat ekmeklerle ise yapılacak öyle çok şey varki…

Sonra yine bu konuya dönmek üzere lezzetli sofralar dilerim. Sizin de böyle değerlendirme formülleriniz varsa bizimle paylaşabilirsiniz. Hep beraber, israfsız, lezzetli ve güzel yemekler yaparız böylece.

{ 0 comments }

VİŞNE SOSLU ÇİKOLATALI MUHALLEBİ

by admin on 11/12/2012

Sevgili Ferize’nin geçenlerde yapmış olduğu bu tatlıyı tarif etmek hakkaten çok kolay değil. Soslu tatlılarla normalde pek aram yoktur ama vişne sosu bu tatlıya ekşiliği ve jölemsi yapısıyla oldukça farklı bir lezzet katmış. Muhallebi zaten evlere şenlik havasında, çikolata ile buluşmanın coşkusuyla damakları çatlattı. Bu iki farklı lezzetin bir araya gelmesi ise midelere Kenan Doğulu’nun festival gibisin şarkısını söyletti durdu, söyletti durdu :) Afiyetle efendim

Malzemeler

  • 1 Kg + 1 su bardağı süt
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 80 gr bitter çikolata
  • 1 küçük kutu krema
  • 1 paket vanilya
  • 1 yumurtanın sarısı
  • 5 yemek kaşığı tepeleme un

Muhallebi

  • 1/2 litre vişne suyu
  • 3 yemek kaşığı nişasta
  • Küçük bir kase dondurulmuş vişne (çekirdeği çıkarılmış )

Yapılışı

1- Bir kapta 1 bardak sütü ve unu iyice karıştırın

2- Ardından bir tencereye, 1 kilo sütü koyup, içine yumurta sarısını, sütle karıştırdığınız unu ve şekeri de ilave edip ocağa koyun.

3- Tenceredeki malzemeleri sürekli karıştırarak pişirmeye başlayın. Muhallebi kaynayıp üstü göz göz olunca, tencereye önce vanilyayı, ardından benmari usulü eritilmiş çikolatayı ve kremayı da ekleyin. Malzemeleri iyice karıştırıp ocağın altını kapatın

4-  Muhallebiyi düz bir servis tabağına / borcam’a döküp soğuması için serin bir yerde yaklaşık 2-2.5 saat bekletin

5- Muhallebi soğuduktan sonra bir tencerede nişasta ve meyve suyunu iyice karıştırın. Ardından, tencereyi ocağa alın ve tenceredeki malzemeleri karıştırarak pişirmeye başlayın.Sos koyulaşınca içine dondurulmuş vişneleri ekleyip tekrardan iyice karıştırın. 5 dk. daha karıştırıp kaynattıktan sonra önceden soğutmuş olduğunuz muhallebinin üstüne dökün ve buzdolabında en azından 1 gece bekletin. Afiyet olsun

{ 0 comments }

Arama Motoru