MIRİK KÖFTESİ

by admin on 02/05/2010

Mırik köftesi tahmin ediyorum çoğu kişinin duymadığı ve tatmadığı bir yemek. Bu yemek bir Sivas yemeğidir. Cumhuriyet öncesi dönemde yani seferberlik zamanında annemin babannesinin ailesinde çok sevilen bir yemek olduğunu annemden hep duyardım. Babaannenin, evlerinin avlusunun bir kısmına sebze ektiğini – buraya da bostan derlermiş –  ve bu bostanda ailecek özellikle mırik köftesini çok severek yediklerinden annem hep bahsederdi. Geçmişten bugüne gelen ve özelliğini yitirmemiş yöresel bir lezzet olan Mırik köftesini halen büyük bir keyifle hazırlayıp  yiyoruz. Umarım sizlerde beğenirsiniz..

Malzemeler

  • 1/2 Kg köftelik bulgur
  • 1 orta boy soğan
  • 2 yumurta
  • 2 tatlı kaşığı tuz
  • 1 su bardağı un
  • 1/2 Kg yoğurt
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • 4-5 diş sarmısak ( isteğe bağlı)
  • 1 tatlı kaşığı pul biber ( isteğe bağlı )

Yapılışı

Bulguru 2.5 su bardağı ılık suyla ıslatın ve üzerini bir kapakla kapatın. 20 dakika bekletin. 20 dakika sonra bulgur ıslanıp kabaracaktır. Bulguru yoğurabileceğiniz kenarlı ve yayvan bir kaba boşaltın – tepsi tercih edilir – üzerine soğanı rendeleyin. Tuzu ve unu katıp yumurtaları kırın. Veçiğ köfte gibi yoğurmaya başlayın. Yaklaşık 15 dakika sonra köftenin tamam olduğunu anlamak için yoğururken bulgur sakız çiğnerken çıkan ses gibi çıt çıt ses çıkarır. Bu arada köfte katılaşabilir yanınızda su bulundurun gerektikçe su ekleyip köftelere şekil verirken kullanabilirsiniz.

Hamur haline gelen bulgurdan yumurta büyüklüğünde parçalar koparıp kabuklu yer fıstığı şeklinde küçük parçalar halinde sıkın.

Bu arada tencerede kaynatıp 1 tatlı kaşığı tuz attığınız suya köftelere atın. Köftelerin piştiğini su üstüne çıktıklarında anlayacaksınız. Köfteler piştikten sonra süzün ve yayvan bir tabağa alın. Bu arada yoğurda ezdiğiniz sarmısakları katıp köftelerin üzerine dökün. Yağı eritip isteğe bağlı olarak üzerine pul biber katıp yoğurdun üstüne döktüğünüzde köfteniz hazırdır.

Mırik köftesi bulgur sevenler için mantı tadında hafif, lezzetli ve besleyici bir yemektir. Afiyet olsun..

{ 4 comments }

KIRMIZI MERCİMEK ÇORBASI

by admin on 25/04/2010

Malzemeler

  • 1 su bardağı kırmızı mercimek
  • 1 orta boy patates
  • 1 orta boy soğan
  • 1 yemek kaşığı salça
  • 1 tatlı kaşığı tuz ( deniz tuzu )
  • 1 yemek kaşığı tereyağı + 1 yemek kaşığı sıvı yağ
  • 1 tatlı kaşığı pul biber ( isteğe bağlı )
  • 1 tatlı kaşığı kuru nane ( isteğe bağlı )
  • 1 su bardağı Et suyu veya 1/4 tablet bulyon ( isteğe bağlı )

Yapılışı

Mercimekleri güzelce yıkayın ve tencereye alın. Küp küp doğramış olduğunuz patates ve soğanı da tencereye koyup, üzerine 6 su bardağı soğuk su ekleyin ( Et suyu kullanmayacaksanız 7 su bardağı su kullanın ). Tencereyi ocağa koyup kaynamaya bırakın. Bırakıp unutmayın tabi :) çünkü mercimek kaynarken taşar. Taşmaması için kapağını yarım kapatıp, çorba kaynamaya başlayınca da tencerenin üstünde oluşan köpükleri bir kaşık yardımıyla alın. Şimdi ocağı yarıma getirebilirsiniz. Bu arada hazır et suyunuz veya tavuk suyunuz varsa 1 su bardağı ekleyebilirsiniz. Yoksa da 1/4 tablet bulyonu koyabilirsiniz.

Patatesler iyice yumuşadıktan sonra bir tahta kaşık yardımıyla hafifçe ezip bir sonraki aşamaya geçebilirsiniz. Gerçi çorbayı blender’dan da geçirebilirsiniz fakat küçük patatesler çorbanın içinde güzel bir görüntü oluşturuyor. Bu arada çorba koyulaşabilir. İstediğiniz kıvama getirebilmek için üzerine sıcak su ekleyebilirsiniz. Çorbamıza tuzunu ekleyin. Bu işlemleri tamamladıktan sonra bir tavaya önce tereyağımızı koyup erimeye başlarken sıvıyağını ekleyin. Üzerine salçayı ekleyip biraz kaşıkla karıştırın ki salça çiğ kalmasın. Yaklaşık 1 dakika salçayı pişirdikten sonra ocağın altını kapatıp pul biberini – isterseniz tabiki – ekleyin. Tavayı karıştırıp çorbaya katıp çorbayı iyice karıştırın. İsterseniz kuru nane ekleyebilirsiniz.

Afiyet olsun…

{ 0 comments }

…..

by admin on 01/08/1949

Sanırım sözün bittiği yerdeyiz.. Bu yazıyı yazarken başlık yazamadık çünkü ne yazsak birşeyler eksik kalacaktı.

Sevgili Annemiz Saide Gülcan Balkı‘yı, maalesef 27 Aralık 2010 tarihinde kaybettik. Yaklaşık 1 senedir kanser ile mücadele ediyorduk. Aslan Annemiz son 2 güne kadar da savaştı, ama yeterli gelmedi. Allah mekanını cennet eylesin, bizlere de dayanma gücü versin inşallah..

Hakkımızda kısmında da yazdığı üzere, Annemiz hep yemek üstüne bir yer açmak istemişti. Özellikle İstanbul’ a geldikten sonra daha ciddi düşünmüş fakat bir takım sebeplerden ötürü bunu gerçekleştirememişti. Anadolu yakasına Annemleri taşıma planları gündeme gelince tekrardan bu hayali devreye alalım istedik. Ancak taşındıkları gün maalesef bu hastalığı öğrendik ve planlar bir kez daha ertelendi

Ama bu hayal, annemizi hastalığı süresince hayata bağlayan düşüncelerden bir tanesi oldu. Aramızdan ayrılana kadar bu konuda hep planlar yaptı..

Bu noktada Annemizin motivasyonunu daha fazla arttırabilmek için, Madem şu anda bir yer açamıyoruz o zaman bir web sitesi açalım dedik ve bu düşünceyi hayata geçirmeye karar verdik.

İlk tarifimizi 25 nisan 2010 tarihinde yayınladık. 1-2 hafta pek ziyaretçimiz yoktu, günde 3-4 kişi onlarda muhtemelen arkadaşlarımızdı. Gün geçtikçe tabi daha fazla ziyaretçi gelmeye başladı. Kendisiyle konuştuğumuzda sitemizi ziyaret edenlerin sayısını söyleyip gelen yorumları okuyorduk, oldukça mutlu oluyordu. En son, günde 100 kişiyi geçtiğimizi öğrendiğinde pek bir keyifliydi. Çok şeyler yapmıştık ama yapmak istediğimiz  birçok şey vardı hala. Mesela Saklı Lezzetler önlüğü. 1. senemizi doldurduğumuzda Annemiz sitemizi takip eden birkaç kişiye çok güzel el yapımı bir önlük dikip hediye etmeyi istiyordu. Yine sağlığı yerinde olsaydı sitemizi takip eden kişileri bizzat evinde misafir edip, o güzelim elleriyle yapacağı yemeklerden ikram edecekti. Keşke sizlerle tanıştırabilseydik ama kısmet olmadı ne diyelim..

Bazen bilmediğiniz şeyler için zemin hazırlıyorsunuz. Annemizin hastalığında da bunu gördük birçok kez. Şimdi düşündüğümde aslında bizlere Annemiz ne güzel bir hatıra bırakmış. Bize aktarabildiği 100’ün üstünde tarif, hikayeler, paylaşımlar ve sitemizde henüz yayınlamadığımız tarif defteri…. Ne mutlu bize ki böyle birşeyi hazırlayıp devam ettirmişiz. Artık Saklı Lezzetler bizler için çok daha farklı bir noktada. Artık Anne hatırası bizler için. Elimizden geldiğince sitemizle  ilgilenip, sizlerle daha güzel ve yararlı şeyler paylaşmak istiyoruz.

Allah, sevdiklerinizle birlikte sağlıklı, huzurlu ve mutlu uzun yıllar nasip etsin.

Sofralarınız Şen Olsun..

{ 2 comments }

Arama Motoru